Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin ilk deniz üstü rüzgâr YEKA yarışması için Saros Körfezi, Gökçeada, Bozcaada ve Edremit açıklarında dört ayrı saha belirlendiğini açıkladı. Bakan Bayraktar, 2026’nın “rüzgârın yılı” olacağını belirterek, YEKA yarışmalarının 1500 megavatlık kısmının rüzgâr enerjisine ayrılacağını söyledi.
Türkiye, büyüyen elektrik talebi, jeopolitik riskler ve enerji arz güvenliği kaygıları karşısında rüzgâr enerjisinde yeni bir yatırım dönemine hazırlanıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye Rüzgâr Enerjisi Kongresi’nde yaptığı konuşmada, rüzgâr enerjisinin enerji bağımsızlığı, yerli sanayi, elektrikleşme ve bölgesel enerji ticareti açısından stratejik rolünü vurguladı.
Enerjide tarihi bir dönüşüm sürecinden geçildiğini belirten Bakan Bayraktar, küresel piyasalarda jeopolitik gerilimler, iklim değişikliği, tedarik zinciri kırılmaları ve artan elektrik talebinin enerji politikalarını yeniden şekillendirdiğini ifade etti.
Bakan Bayraktar, Hürmüz Boğazı’nda başlayan krizin küresel piyasalara etkisine işaret ederek, “Enerji artık sadece ekonomik bir mesele değil; milli güvenlikten rekabetçi ekonomiye, diplomasiden toplumsal refaha kadar her alanı doğrudan etkileyen stratejik bir başlık haline geldi” dedi.
Belirsizliklerin arttığı, krizlerin süreklilik kazandığı ve enerji arz güvenliğinin ülkelerin temel önceliği haline geldiği bir dönemden geçildiğini dile getiren Bakan Bayraktar, “Bu yeni dönemde güçlü olan yalnızca kaynağa sahip olan değil; enerjiyi çeşitlendirebilen, teknolojiyi geliştirebilen, altyapısını güçlendirebilen ve hızlı karar alabilen ülkeler olacaktır.” diye konuştu.
Türkiye’nin enerji politikalarını bu anlayışla şekillendirdiğini belirten Bakan Bayraktar, dışa bağımlılığı azaltan, arz güvenliğini önceleyen, yerli ve yenilenebilir kaynakları maksimum düzeyde değerlendiren ve çevreyle uyumlu enerji dönüşümünü esas alan çok katmanlı bir strateji yürütüldüğünü söyledi.
Türkiye’nin bugün enerji arzında sıkıntı yaşamayan ülkeler arasında yer aldığını ifade eden Bakan Bayraktar, “Oluşturduğumuz tedarik kaynaklarındaki çeşitlilik, LNG altyapımız, boru hatlarımız, doğal gaz depolama kapasitemiz, elektrik üretim çeşitliliğimiz ve güçlü elektrik iletim sistemimiz sayesinde vatandaşlarımızın enerjiye kesintisiz erişimini sağlıyoruz” dedi.
“Yeni sürecin omurgası elektrik olacak”
Küresel enerji dönüşümünde yeni dönemin ana ekseninin elektrik olacağını belirten Bakan Bayraktar, dünyada elektrikleşmenin hız kazandığını söyledi.
Sanayide elektrikleşmenin arttığını, ulaştırmada elektrikli araçların yaygınlaştığını, tarım, şehirleşme, veri merkezleri ve yapay zekâ teknolojilerinde elektrik talebinin hızla büyüdüğünü kaydeden Bakan Bayraktar, “Önümüzdeki yeni sürecin ana ekseni, omurgası elektrik olacak. Net bir şekilde gördüğümüz şey dünyanın giderek elektrikleşiyor olması.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’de elektrikli araç sayısının 400 bini aştığını belirten Bakan Bayraktar, 2035 yılında yollarda 6 ila 8 milyon elektrikli araç olacağını öngördüklerini söyledi.
Elektrik talebindeki artışın yalnızca ulaştırma kaynaklı olmadığını, iklim değişikliğine bağlı sıcaklık artışlarının da tüketimi yukarı taşıdığını ifade eden Bakan Bayraktar, “Geçtiğimiz yaz klima kullanımına bağlı olarak günlük elektrik tüketiminde tarihi rekorlar kırdık. Fakat önümüzde daha sıcak yazlar, daha yoğun enerji tüketimi ve çok daha yüksek bir elektrik talebi oluşmasını bekliyoruz.” dedi.
Bu nedenle Türkiye’nin enerji dönüşümünde elektriğin merkezi bir konuma yerleştiğini vurgulayan Bakan Bayraktar, “Türkiye’nin enerji dönüşümünün merkezinde elektrik; elektriğin merkezinde ise yenilenebilir enerji yer almaktadır.” diye konuştu.
“Rüzgâr kurulu gücümüz 15 bin megavatı geçti”
Yenilenebilir enerjide AK Parti hükümetleri döneminde önemli bir atılım yapıldığını belirten Bakan Bayraktar, 2005 yılında toplam kurulu gücün yalnızca yüzde 33’ünün yenilenebilir kaynaklardan oluştuğunu, bugün ise Türkiye’nin toplam kurulu gücünün 125 bin megavatı aştığını ve bunun yaklaşık yüzde 63’ünün yenilenebilir enerji kaynaklarından meydana geldiğini söyledi.
Rüzgâr enerjisinin bu dönüşümün en önemli ayaklarından biri olduğunu vurgulayan Bakan Bayraktar, “2005 yılında sadece 20 megavat olan rüzgâr kurulu gücümüz bugün 15 bin megavat seviyesini geçti.” dedi.
Bakan Bayraktar, 2025 yılında gerçekleşen 393 milyar kilovatsaatlik toplam elektrik üretimi içinde rüzgâr santrallerinin yüzde 10,9 pay aldığını belirterek, “Yıllık 34,5 milyar kilovatsaatlik elektrik üretimi ile tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştık.” ifadelerini kullandı.
Rüzgâr enerjisinin enerji bağımsızlığı açısından sembolik önem taşıdığını dile getiren Bakan Bayraktar, “Artık ülkemizin hemen her köşesinde görmeye alıştığımız rüzgâr türbinleri, bugün Türkiye’nin enerji bağımsızlığının en güçlü sembollerinden biri haline geldi.” dedi.
Güneş enerjisinde de hızlı bir kapasite artışı yaşandığını kaydeden Bakan Bayraktar, 2014 yılında sadece 40 megavat olan güneş enerjisi kapasitesinin bugün 26 bin megavatı aştığını söyledi.
Bakan Bayraktar, rüzgâr ve güneşin toplam kurulu güç içindeki payının artık üçte bir seviyesine ulaştığını belirterek, Türkiye’nin yenilenebilir enerji kurulu gücünde Avrupa’da ilk 5, dünyada ise ilk 11 ülke arasında yer aldığını ifade etti.
“Yenilenebilir enerji dışa bağımlılığın azalması demektir”
Yenilenebilir enerjinin yalnızca çevreci ve karbonsuz elektrik üretimi olarak görülmemesi gerektiğini belirten Bakan Bayraktar, bu alanın enerji arz güvenliği, cari açığın azaltılması, yerli sanayi ve yüksek teknoloji açısından stratejik değer taşıdığını söyledi.
Bakan Bayraktar, “Biz yenilenebiliri yalnızca çevreci, karbonsuz bir elektrik kaynağı olarak görmüyoruz. Yenilenebilir enerji aynı zamanda enerji arz güvenliği demek, dışa bağımlılığın azalması demek, düşük cari açık demek, yerli sanayi ve yüksek teknoloji demektir.” dedi.
Türkiye’de rüzgâr türbinlerinde yaklaşık yüzde 60 yerlilik oranına ulaşıldığını açıklayan Bakan Bayraktar, kule, jeneratör ve kanat üretiminde ise yerlilik oranının yüzde 70’in üzerine çıktığını bildirdi.
Bakan Bayraktar, “Kulelerden jeneratörlere, kanatlardan döküm ekipmanlarına kadar çok geniş bir üretim kabiliyeti oluşturduk.” dedi.
Yenilenebilir enerji sanayisindeki yerli üretici sayısının hızla arttığını belirten Bakan Bayraktar, 2014 yılında yalnızca 27 üreticiye sahip olan sektörde bugün 500 yerli üreticinin faaliyet gösterdiğini söyledi.
Alt tedarikçilerle birlikte yaklaşık 50 bin kişiye yeşil istihdam sağlandığını dile getiren Bakan Bayraktar, “Bugün artık sadece enerji tüketen değil; teknoloji geliştiren, ekipman üreten ve bunu ihraç eden güçlü bir Türkiye var.” diye konuştu.
“2035’te elektrik talebimiz 510 teravatsaate ulaşacak”
Türkiye’nin büyüyen elektrik talebinin yeni yatırım ihtiyacını artırdığını belirten Bakan Bayraktar, Ulusal Enerji Planı’na göre elektrik talebinin 2035 yılında 510 teravatsaat seviyesine ulaşmasının beklendiğini söyledi.
Bu talebin güvenli, temiz ve ekonomik kaynaklarla karşılanması gerektiğini vurgulayan Bakan Bayraktar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ortaya konulan 2035 hedefi doğrultusunda rüzgâr ve güneş kurulu gücünü toplam 120 bin megavata çıkarmayı hedeflediklerini ifade etti.
Güçlü bir yenilenebilir enerji portföyünün güçlü bir şebeke altyapısı gerektirdiğini belirten Bakan Bayraktar, “Bu hedef doğrultusunda iletim altyapımızı da büyütecek ve daha dirençli bir hale getireceğiz.” dedi.
Bakan Bayraktar, 2035’e kadar 14 bin 700 kilometre uzunluğunda, 40 gigavat kapasiteli HVDC hattı, 15 bin kilometre yeni AC iletim hattı ve 40 yeni konvertör merkezi planlandığını açıkladı.
Yeşil iletim altyapısına ayrılacak yatırım büyüklüğüne de değinen Bakan Bayraktar, “2035 yılına kadar yeşil iletim altyapısına yaklaşık 30 milyar dolarlık yatırım gerçekleştireceğiz.” dedi.
Bakan Bayraktar, enterkonneksiyon kapasitesinin artırılarak Türkiye’nin bölgesel enerji ticaretinin merkezi haline getirilmesinin amaçlandığını söyledi.
“2026 yılı adeta rüzgârın yılı olacak”
Yenilenebilir enerji yatırımlarında YEKA modelinin başarılı sonuçlar verdiğini belirten Bakan Bayraktar, bugüne kadar toplam 7 bin 800 megavatlık YEKA yarışması gerçekleştirildiğini söyledi.
Yeni model kapsamında 2024 ve 2025 yıllarında toplam 3 bin 800 megavatlık yeni kapasite tahsis edildiğini belirten Bakan Bayraktar, yarışmalara hem yerli hem de uluslararası yatırımcıların yoğun ilgi gösterdiğini ifade etti.
Önümüzdeki dönemde her yıl en az 2 bin megavatlık YEKA yarışmaları düzenlemeye devam edeceklerini belirten Bakan Bayraktar, “2026 yılı adeta rüzgârın yılı olacak. Zira YEKA yarışmalarının 1500 megavatlık kısmı rüzgâr olacak.” dedi.
Bu açıklama, Türkiye’nin rüzgâr enerjisinde yeni kapasite tahsislerini hızlandıracağını ve 2026’da rüzgâr yatırımlarını YEKA programının merkezine alacağını gösteriyor.
“İlk deniz üstü rüzgâr YEKA yarışmasını gerçekleştireceğiz”
Deniz üstü rüzgâr enerjisinin önümüzdeki dönemin en stratejik başlıklarından biri olacağını belirten Bakan Bayraktar, Türkiye’nin bu alanda önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyledi.
Bakan Bayraktar, Saros Körfezi, Gökçeada, Bozcaada ve Edremit açıklarında dört ayrı offshore saha belirlediklerini açıklayarak, “İzin süreçlerinin tamamlanmasının ardından Türkiye’nin ilk deniz üstü rüzgâr YEKA yarışmasını gerçekleştireceğiz.” dedi.
Bakan Bayraktar, offshore rüzgârda 2035 yılına kadar 5 gigavatlık kapasite hedeflendiğini bildirdi.
Bu açıklama, Türkiye’nin rüzgâr enerjisinde kara projelerinin ötesine geçerek deniz üstü projeler için ilk somut kapasite tahsis sürecine hazırlandığını ortaya koyuyor. Saros Körfezi, Gökçeada, Bozcaada ve Edremit açıklarında belirlenen sahalar, Türkiye’nin Ege ve Marmara çevresindeki rüzgâr potansiyelini yeni bir yatırım alanına dönüştürme hedefinin ilk adımı olarak öne çıkıyor.
“Türkiye enerjide yalnızca tüketici değil, oyun kurucu bir ülkedir”
Türkiye’nin enerji stratejisinde daha geniş bir dönüşüm hedeflendiğini belirten Bakan Bayraktar, doğal gazda merkez ülke olma hedefi, yenilenebilir enerji üretim gücü, nükleer yatırımlar, enterkonneksiyon hatları, iletim altyapısı ve yerli sanayiyle daha güçlü bir yapı kurulduğunu söyledi.
Bakan Bayraktar, “Türkiye bugün artık enerjide yalnızca tüketici değil; oyun kurucu bir ülkedir.” dedi.
Yeni dönemde merkezinde elektrikleşme olan yeni bir enerji mimarisi üzerinde çalışıldığını belirten Bakan Bayraktar, “Önümüzdeki aylarda kamuoyumuzla paylaşacağımız bu yeni program ile daha dirençli, daha esnek ve dijitalleşen yeni bir enerji altyapısı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Bakan Bayraktar, Hürmüz örneğinde olduğu gibi ortaya çıkabilecek krizlere karşı dirençli bir enerji yapısı amaçlandığını söyledi.
“COP31’de Antalya’dan dünyaya önemli mesajlar vereceğiz”
Kasım ayında Türkiye’de düzenlenecek BM İklim Değişikliği 31. Taraflar Konferansı COP31’in büyük önem taşıdığını belirten Bakan Bayraktar, Türkiye’nin bu zirvede enerji dönüşümü, yenilenebilir enerji, nükleer enerji ve enerji verimliliği başlıklarında iddialı mesajlar vereceğini söyledi.
Bakan Bayraktar, “Rüzgârdan güneşe, nükleerden enerji verimliliğine kadar birçok başlıkta iddialı hedeflerle Antalya’dan dünyaya önemli mesajlar vereceğiz.” dedi.
Yeni enerji mimarisiyle uyumlu şekilde iş birliği fırsatlarının değerlendirileceğini belirten Bakan Bayraktar, COP31 kapsamında çeşitli anlaşmalara imza atılacağını ifade etti.
Sıfır Atık Festivali 4-7 Haziran’da yapılacak
Enerji verimliliği ile sıfır atık yaklaşımını ortak bir toplumsal dönüşüm vizyonunda buluşturacaklarını belirten Bakan Bayraktar, Sıfır Atık Festivali’nin hayata geçirileceğini açıkladı.
Bakan Bayraktar, 2017 yılında Emine Erdoğan tarafından başlatılan Sıfır Atık inisiyatifinin küresel bir markaya dönüştüğünü belirterek, enerji verimliliğinin de bu yaklaşım içinde önemli bir yer tuttuğunu söyledi.
Bakanlık olarak enerji verimliliğinde önce ulusal, ardından uluslararası farkındalık oluşturmak istediklerini dile getiren Bakan Bayraktar, festivalin temasının “Enerjide Verimlilik, Gelecekte Dönüşüm” olacağını bildirdi.
Bakan Bayraktar, festivalin 4-7 Haziran tarihleri arasında Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirileceğini belirterek, vatandaşları, gençleri ve sektör temsilcilerini organizasyona davet etti.
Rüzgâr, yeni enerji mimarisinin merkezine yerleşiyor
Bakan Bayraktar’ın konuşması, Türkiye’nin rüzgâr enerjisini yalnızca yenilenebilir elektrik üretimi olarak değil, enerji arz güvenliği, dışa bağımlılığın azaltılması, sanayi politikası, teknoloji geliştirme ve bölgesel enerji ticareti açısından stratejik bir alan olarak gördüğünü ortaya koydu.
2026’da 1500 megavatlık rüzgâr YEKA kapasitesi, ilk offshore YEKA yarışması için belirlenen dört saha, 2035’e kadar 5 gigavat deniz üstü rüzgâr hedefi, rüzgâr ve güneşte toplam 120 bin megavatlık kurulu güç planı ve 30 milyar dolarlık yeşil iletim yatırımı, Türkiye’nin enerji dönüşümünü üretim kapasitesi, şebeke altyapısı ve sanayi kabiliyetiyle birlikte ele aldığını gösteriyor.
Bakan Bayraktar, rüzgâr enerjisinin Türkiye’nin kalkınması, sanayisi, üretimi ve enerji bağımsızlığı açısından kritik rol oynadığını belirterek, “Rüzgârın gücünü uyguladığımız politikalarla Türkiye’nin kalkınmasının, sanayisinin, üretiminin ve enerji bağımsızlığının hizmetine sunuyoruz” dedi
Yorumlar
Kalan Karakter: