Petrol fiyatlarında jeopolitik risk priminin zayıflaması ve OPEC+ kaynaklı arz artışı beklentileri, Brent ve WTI’da yukarı yönlü hareketi sınırlıyor. Talep tarafında ise gözler yeniden Çin’e çevrilmiş durumda.
Petrol piyasasında İran savaşı sonrası görülen sert fiyatlamanın etkisi büyük ölçüde geri alınırken, yatırımcıların odağı yeniden arz-talep dengesine kaydı. Salı günü sınırlı yükseliş kaydeden Brent petrol 73 doların, ABD tipi ham petrol WTI ise 69 doların biraz üzerinde işlem gördü. Bu seviyeler, piyasada Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risk priminin belirgin şekilde azaldığına işaret ediyor.
Ancak riskin tamamen ortadan kalktığını söylemek zor. ABD-İran ilişkilerindeki kırılgan zemin, piyasada temkinli bir duruşun korunmasına neden oluyor. Buna rağmen fiyatları asıl belirleyecek başlığın artık arz görünümü ve talep gücü olduğu görülüyor.
Birleşik Arap Emirlikleri’nin haziran ayında ham petrol üretimini günlük 3,8 milyon varilin üzerine çıkarması, Nisan 2020’den bu yana en yüksek seviyeye işaret etti. OPEC+ grubunun da ağustos ayından itibaren üretim hedeflerini artırma kararı, piyasada arz fazlası endişelerini güçlendiriyor. Talep büyümesinin henüz güven vermediği bir dönemde ek petrolün piyasaya girmesi, fiyatların daha güçlü bir toparlanma göstermesini zorlaştırıyor.
Talep cephesinde özellikle Çin yakından izleniyor. Çin ekonomisinde yavaşlama sinyallerinin güçlenmesi, petrol fiyatları üzerinde yeniden baskı yaratabilir. Suudi Arabistan’ın ağustos ayı için Asya’ya sattığı Arab Light petrolünün resmi satış fiyatını düşürmesi de bölgedeki alıcılar için rekabetin arttığını ve talep koşullarının üreticiler açısından eskisi kadar elverişli olmadığını gösteriyor.
WTI tarafında 66 dolar seviyesi kritik destek olarak öne çıkıyor. Bu seviyenin korunması halinde kısa vadede fiyatların dengelenme çabası sürebilir. Ancak 66 doların altına inilmesi, 60 dolar ve devamında 55 dolar bandına doğru daha derin bir geri çekilme riskini artırabilir. Teknik göstergelerde aşırı satım bölgesine yaklaşılması ise sınırlı bir tepki alımı ihtimalini masada tutuyor.
Brent petrolde ise 72-74 dolar bandı kısa vadeli destek alanı olarak izleniyor. Fiyatların 70 doların altına gerilemesi halinde 68 dolar seviyesi gündeme gelebilir. Buna karşılık Brent’in yeniden 80 doların üzerine çıkması, piyasanın kısa vadeli görünümünü iyileştirebilir ve 90 dolara doğru yeni bir hareketin önünü açabilir.
Piyasa açısından ana soru, ek arzın gerçek talep tarafından ne ölçüde karşılanabileceği olacak. Orta Doğu kaynaklı risk primi zayıflamış olsa da petrol fiyatları hâlâ kırılgan bir eşikte bulunuyor. OPEC+ üretim artışları ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin yüksek üretim seviyesi fiyatların yukarı yönlü alanını daraltırken, Çin başta olmak üzere büyük tüketici ekonomilerden gelecek talep sinyalleri petrolün yeni yönünü belirleyecek.
EFX EnerjiFinans Analizi
Yorumlar
Kalan Karakter: