Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, iklim değişikliği, kaynak kayıpları, gıda israfı, su stresi ve çevresel bozulmanın hiçbir ülkenin tek başına çözebileceği sorunlar olmadığını belirterek, Sıfır Atık Hareketi’nin çevre politikalarının ötesinde kalkınma, toplumsal adalet, ekonomik sürdürülebilirlik ve gelecek nesillere karşı sorumluluk meselesi olduğunu söyledi.
Sıfır Atık Forumu’nda konuşan Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, küresel ölçekte artan tüketim baskısı, kaynak kayıpları, gıda israfı, su stresi ve çevresel bozulmanın insanlığın ortak geleceğini tehdit eden başlıca sorunlar arasında yer aldığını ifade etti. Çevre sorunlarının artık yalnızca çevre başlığı altında değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Ağırbaş, kaynak yönetiminin aynı zamanda kalkınma, ekonomik sürdürülebilirlik, toplumsal adalet ve vicdan meselesi haline geldiğini kaydetti. Türkiye’de Emine Erdoğan’ın öncülüğünde başlatılan Sıfır Atık Hareketi’nin kısa sürede ulusal bir çevre projesinin ötesine geçerek Birleşmiş Milletler nezdinde kabul gören ve farklı ülkelere ilham veren küresel bir harekete dönüştüğünü belirten Ağırbaş, İstanbul’dan yükselecek ortak sesin daha adil, temiz, yaşanabilir ve sürdürülebilir bir dünyanın inşasına katkı sunacağını söyledi.
Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, iklim değişikliği, kaynak kayıpları, gıda israfı, su stresi ve çevresel bozulmanın, herhangi bir ülkenin tek başına çözebileceği sorunlar olmadığını söyleyerek, “İçinde yaşadığımız çağ, insanlık tarihinin en büyük üretim kapasitesine sahip olduğu kadar, en büyük tüketim baskılarını da beraberinde getiren bir dönemdir” dedi. Sadece bir forumun açılışının gerçekleştirilmediğini, aynı zamanda, insanlığın geleceğini doğrudan ilgilendiren ortak bir sorumluluk, ortak bir vicdan ve ortak bir çözüm arayışının temsil edildiğini vurgulayan Ağırbaş, “Bir tarafta milyonlarca ton gıda çöpe giderken, diğer tarafta milyonlarca insan açlıkla mücadele ediyor. Bir tarafta kullanılabilir ürünler atığa dönüşürken, diğer tarafta temel ihtiyaçlara erişemeyen toplumlar yaşam mücadelesi veriyor. Bir tarafta aşırı tüketim. Diğer tarafta yoksunluk. İşte bu tablo bize göstermektedir ki; çevre sorunları artık yalnızca çevre sorunu değildir. Bugün kaynak yönetimi, aynı zamanda bir kalkınma meselesidir. Bir ekonomik sürdürülebilirlik meselesidir. Bir toplumsal adalet meselesidir. Ve her şeyden önce; bir vicdan meselesidir” diye konuştu.

“İstanbul’dan yükselecek bu ortak ses, daha yaşanabilir bir dünyanın inşasına katkı sunacak”
Ağırbaş, değişimin yalnızca sorunları görenlerle değil gördüğü sorunları dert edinen, çözüm üretmek için harekete geçen ve insanlığın ortak geleceği adına sorumluluk üstlenenler mümkün olacağını anlatarak, "İnanıyorum ki İstanbul’dan yükselecek bu ortak ses, daha adil, daha temiz, daha yaşanabilir ve daha sürdürülebilir bir dünyanın inşasına, güçlü bir katkı sunacaktır." ifadesini kullandı. Sıfır atığın; üretime bakışımızı, tüketime yaklaşımımızı, kaynakları kullanma biçimimizi ve gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzu yeniden düşünmeye davet eden, bütüncül bir yaşam anlayışı olduğunu ifade eden Ağırbaş, şöyle devam etti: “Sıfır atık; insanların yaşam biçimlerini, toplumsal ilişkilerini ve tüketim alışkanlıklarını yeniden şekillendiren; toplum, sağlık, ekonomi, çevre ve doğal kaynak yönetimi üzerinde doğrudan etkiler oluşturan; iklim değişikliğiyle mücadeleyi destekleyen; geleceğin şehirlerini, yaşam çevrelerini ve yaşam kalitesini belirleyen, stratejik bir kalkınma ve dönüşüm modelidir. Bu nedenle sıfır atık yalnızca çevre politikalarının değil; ekonomik kalkınmanın, toplumsal refahın, sürdürülebilir şehirleşmenin ve gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzun da önemli bir parçasıdır.”
“Sıfır Atık, Emine Erdoğan öncülüğünde küresel bir harekete dönüştü”
Türkiye’de Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde başlatılan Sıfır Atık Hareketi’nin kısa süre içerisinde ulusal bir çevre projesinin ötesine geçerek; dünyanın farklı bölgelerinde karşılık bulan, küresel bir harekete dönüştüğünü ifade eden Ağırbaş, “Bugün Birleşmiş Milletler nezdinde kabul gören, uluslararası platformlarda desteklenen ve birçok ülkeye ilham veren bu hareket; çevre diplomasisi alanında önemli bir iş birliği zemini oluşturmuştur. Sıfır Atık Vakfı olarak bizler de, bu vizyonun daha geniş kitlelere ulaşması, yeni ortaklıkların kurulması ve kalıcı çözümlerin geliştirilmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bugün İstanbul’da bir araya gelen bu büyük topluluk, yalnızca farklı ülkelerin temsilcilerinden oluşmuyor. Aynı zamanda, farklı milletlerden, farklı inançlardan ve farklı kültürlerden gelen insanların, ortak evimiz olan dünyaya karşı duydukları sorumluluğun bir araya gelmiş halini temsil ediyor. Çünkü çevre sorunları sınır tanımadığı gibi, çözümleri de yalnızca belirli ülkelere ait değildir. Geleceğimiz ortaktır. Sorumluluğumuz ortaktır.”
“Sıfır Atık Forumu’nun kalıcı bir platform haline getirilmesi hedefleniyor”
Sıfır Atık Forumu’nun kalıcı bir platform haline getirilmesi hedefini ortaya koyan Ağırbaş, şunları söyledi: “Önümüzdeki dönemin önceliklerini ortaya koyan Sıfır Atık Vizyon Belgesi’ni kamuoyuyla paylaşacağız. Önümüzdeki dönemde ilgili bakanlıklarımızla birlikte; gıda israfının azaltılması, enerji verimliliğinin artırılması, döngüsel üretim modellerinin yaygınlaştırılması, aile temelli davranış dönüşümünün güçlendirilmesi ve gençlerin çevre bilincinin artırılması gibi alanlarda, yeni ulusal kampanyaları hayata geçireceğiz. Ülkemizin 81 ilinde gerçekleştirdiğimiz çalıştaylarla; kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, üniversiteleri, özel sektörü ve sivil toplumu aynı masa etrafında buluşturuyoruz.
Aynı zamanda, Afrika’dan Asya’ya, Orta Doğu’dan Avrupa’ya kadar birçok bölgede ortak çalışmalar yürütüyor; uluslararası iş birliklerini güçlendirmeye devam ediyoruz. İnanıyoruz ki burada ortaya çıkacak fikirler ve kurulacak iş birlikleri, yalnızca bugüne değil, geleceğin küresel çevre ve iklim politikalarına da katkı sağlayacaktır.”
Birleşmiş Milletler Habitat Genel Sekreter Yardımcısı ve İcra Direktörü Anaclaudia Rossbach ise, Forum organizasyonu nedeniyle Sıfır Atık Vakfı’na teşekkür ederek, buradan dünyaya güçlü bir mesaj verileceğini söyledi.
Sıfır atığın insan yaşamının merkezinde olması gerektiğini vurguluyan Rossbach, şunları kaydetti: “Sıfır atık, insanlar ve ekonomik kalkınma için uygulanabilir faydalar sağlayan planlama eyleminin en doğrudan ifadesidir. Atık yönetiminin gündemimizde merkezi bir yer tutmaya devam etmesini sağlamak için ortaklarımızla çalışmaya devam edeceğiz. Uygulama ve politika konusunda iddialı olursak, sıfır atık zamanımızın iklim direncini artıran en güçlü itici güçlerden biri haline kolayca gelecek.”
İstanbul Deklarasyonu ile ortak hedefler belirlenecek
Üç gün boyunca devam edecek Forum kapsamında bakanlar, eski devlet başkanları, belediye başkanları, uluslararası kuruluş temsilcileri, akademisyenler, özel sektör liderleri ve gençlik temsilcileri çeşitli oturumlarda bir araya gelecek. Forum’un sonunda yayımlanacak İstanbul Deklarasyonu ile sıfır atık alanında uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi ve ortak hedeflerin belirlenmesi amaçlanıyor.
Emine Erdoğan Hanımefendi’nin vizyonuyla büyüyen Sıfır Atık Hareketi, İstanbul’dan dünyaya uzanan güçlü iş birlikleriyle sürdürülebilir, adil ve yaşanabilir bir gelecek için küresel ölçekte yol göstermeye devam ediyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: