Petrol fiyatları, ABD’nin İran’a yönelik yeni hava saldırıları düzenlemesi ve Tahran’ın küresel piyasalara ham petrol satmasına imkân tanıyan muafiyeti iptal etmesinin ardından haftanın en sert yükselişlerinden birini kaydetti. Brent petrol çarşamba günü varil başına 76 dolara yaklaşırken, hafta başından bu yana kazancını yüzde 6’nın üzerine taşıdı.
WTI de 72 doların üzerine çıkarak aynı dönemde yüzde 5’ten fazla yükseldi. Fiyatlardaki hareket, piyasada kısa süre öncesine kadar hâkim olan arz fazlası beklentisinin hızla jeopolitik arz riskiyle yer değiştirdiğini gösterdi.
Gerilimin yeniden tırmanmasında, Hürmüz Boğazı’ndan geçen ticari gemilere yönelik son saldırılar belirleyici oldu. Bir Katar LNG gemisi ile Suudi petrol tankerinin de hedef alınması, dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından birinde güvenlik riskinin yeniden fiyatlanmasına yol açtı.
Hürmüz Boğazı, Körfez petrolü ve LNG’sinin Asya ve Avrupa pazarlarına taşınmasında merkezi rol oynuyor. Bu nedenle çatışmanın doğrudan arz kaybına yol açıp açmamasından bağımsız olarak, tanker sahiplerinin, sigortacıların ve bölgesel üreticilerin rotaya ilişkin risk algısındaki değişim fiyatlar üzerinde baskı yaratıyor.
ABD’nin İran’a yönelik hamlesi, 18 Haziran’da imzalanan geçici ABD-İran mutabakatının geleceğini de belirsizleştirdi. Piyasalar açısından risk yalnızca İran petrolünün yeniden kısıtlanması değil; aynı zamanda Hürmüz üzerinden geçen daha geniş enerji akışının sigorta, navlun ve güvenlik maliyetleri nedeniyle yavaşlaması.
Son gelişmeler, OPEC+ üretim kotalarını artırırken ve Orta Doğu’daki üreticiler arzı yükseltmeye hazırlanırken oluşan gevşek piyasa algısını da zayıflattı. Daha önce fiyatlar üzerinde baskı yaratan ek arz beklentisi, yerini enerji akışlarında kesinti olasılığına bıraktı.
Bu dönüşüm, petrol piyasasının jeopolitik risklere karşı hâlâ ne kadar hassas olduğunu gösteriyor. Arz tarafında kâğıt üzerinde daha fazla petrol görünse de, bu petrolün güvenli şekilde taşınıp taşınamayacağı fiyatlamada yeniden belirleyici hale geldi.
Kısa vadede piyasanın odağı Hürmüz trafiğinde kalıcı bir aksama olup olmayacağına çevrilecek. Boğaz açık kalmaya devam ederse fiyatlardaki yükseliş sınırlanabilir. Ancak saldırıların devam etmesi, tanker trafiğinin yavaşlaması ya da sigorta maliyetlerinin sert yükselmesi halinde Brent ve WTI’da jeopolitik risk primi daha kalıcı hale gelebilir.
Petrol piyasası için temel soru artık yalnızca OPEC+ arzının ne kadar artacağı değil. Yeni fiyatlamayı, İran kaynaklı riskin Körfez enerji akışlarını ne ölçüde tehdit edeceği ve büyük tüketici ekonomilerin bu maliyeti ne kadar absorbe edebileceği belirleyecek.
EFX EnerjiFinans Analizi
Yorumlar
Kalan Karakter: