WindEurope verilerine göre Avrupa 2025’te 19,1 GW yeni rüzgâr gücü kurdu; kurulumların yüzde 90’ı karada kaldı. Almanya liderliğini korurken Türkiye 2,1 GW ile Avrupa’nın ikinci büyük pazarı oldu.
Avrupa’nın rüzgâr enerjisinde 2025 yılı, bir yandan yatırımların geri döndüğü, diğer yandan şebeke, izin ve talep üçgeninin büyüme hızını sınırladığı bir dönem olarak kayda geçti. WindEurope’un 2025 İstatistikleri ve 2026-2030 Görünümü Raporuna göre Avrupa genelinde geçen yıl 19,1 GW yeni rüzgâr kapasitesi devreye alındı; bunun 17,2 GW’ı karasal projelerden geldi. AB-27’de toplam yeni kurulum 15,1 GW olurken, AB kurulumlarının yüzde 94’ü yine karasal tarafta gerçekleşti.
Bu tablo Avrupa’da rüzgârın artık kurulum ivmesi kadar, kurulumun önünü açan altyapı ve piyasa mimarisinin de konuşulduğu bir eşiğe işaret ediyor. Rapora göre kurulumlar, WindEurope’un 2025 için daha önce öngördüğü seviyenin yüzde 15 altında kaldı. Özellikle deniz üstü projelerdeki inşaat ve bağlantı gecikmeleri sapmanın önemli bölümünü oluşturdu.
TÜRKİYE RÜZGÂRDA AVRUPA’NIN İKİNCİ BÜYÜK PAZARI
2025’in en dikkat çekici başlığı, Türkiye’nin Avrupa rüzgâr pazarındaki ağırlığını belirgin biçimde artırması oldu. WindEurope’a göre 2025’te en çok kurulum yapan ülkeler sırasıyla Almanya, Türkiye ve İsveç olarak sıralandı.
Türkiye’nin karasal kurulumları 2,1 GW seviyesine çıktı; bu, 2024’e göre yüzde 64’lük bir artış anlamına geliyor. Raporda Türkiye’de yıl boyunca 467 türbin kurulduğu ve ortalama türbin gücünün 4,6 MW olduğu belirtiliyor. Bu ivme, Türkiye’nin toplam rüzgâr portföyüne de yansıyor. WindEurope tablosuna göre Türkiye’nin kümülatif kurulu rüzgâr gücü 15.935 MW’a ulaştı; rüzgârın elektrik tüketimindeki payı ise yüzde 11 olarak veriliyor. Türkiye’nin performansı, Avrupa’daki genel eğilimin de bir parçası: 2025’te rüzgârın elektrik tüketimindeki payı AB-27’de yüzde 19’a ulaştı. Ancak Avrupa’nın bazı ülkelerinde rüzgâr artık sistemin ana omurgalarından biri haline gelmiş durumda; örneğin Danimarka’da rüzgâr payı yüzde 50.
KARASAL RÜZGAR BÜYÜMEYE DEVAM EDİYOR
Karasal projeler 2025’te büyümenin ana motoru olurken, deniz üstü tarafında şebekeye bağlanan kapasite Avrupa genelinde 2,0 GW ile sınırlı kaldı. AB-27’de deniz üstü kurulum 0,9 GW olarak ölçüldü. WindEurope deniz üstü istatistiklerini kurulum değil, şebekeye bağlantı üzerinden takip ediyor, çünkü sahada inşa edilen kapasite ile şebekeye verilen kapasite arasında zaman farkı oluşabiliyor.
YATIRIM GERİ DÖNMESİNE RAĞMEN DARBOĞAZLAR BÜYÜMENİN ÖNÜNDEKİ ENGEL
2025’in bir başka kritik göstergesi finansman tarafında geldi. Rapora göre 2025’te Avrupa’da yeni rüzgâr santrallerine yapılan yatırım €45 milyara ulaştı ve nihai yatırım kararı (FID) alınan projeler toplam 20,9 GW kapasiteyi kapsadı. Bu kapasitenin 15,5 GW’ı karasal, 5,4 GW’ı deniz üstü projelerden oluştu. Ne var ki WindEurope, bugünkü sınırlayıcı unsurun üretim kapasitesi değil, yavaş/etkinliği düşük izin süreçleri, zayıf ihaleler ve şebekenin yetişememesi olduğunun altını çiziyor. Rapor ayrıca elektrik talebinin beklenenden daha yavaş artmasının, rüzgârın devreye giriş hızını dolaylı biçimde kısıtladığını vurguluyor.
TÜRKİYE’DE İKİ BAŞLIK ÖNE ÇIKIYOR: FİYAT/İHALE MİMARİSİ VE BAĞLANTI KAPASİTESİ
Türkiye’nin 2025’teki hızlı kurulumuna rağmen, Avrupa genelindeki ana risk başlıkları Türkiye için de belirleyici olmaya aday. WindEurope raporda, 2025’te hükümetlerin 10 ülkede toplam 29,4 GW kapasite tahsis ettiğini (22,6 GW onshore, 6,8 GW offshore) belirtiyor. Türkiye tarafında rapor, karasal rüzgâr için feed-in tariff sözleşmeleri kapsamında 2,4 GW’lık hacim ve ortalama €34,2/MWh seviyesinde bir fiyat işaret ediyor. Bu çerçevede Türkiye’nin önündeki asıl soru, 2025’te görülen sıçramanın kalıcı hale gelmesi için bağlantı kapasitesi ve şebeke yatırımlarının ne ölçüde hızlanacağı. WindEurope raporunun Avrupa geneli için koyduğu teşhis ise şöyle: “Kurulumların önündeki temel kısıt, teknolojiden ziyade şebeke darboğazları ve izin süreçleri” Türkiye’nin Avrupa’da ikinci sıraya yükseldiği bir yılda, bu iki başlığın Türkiye’deki yatırım temposunu da belirlemesi beklenebilir.
RÜZAR ENERJİSİNDE 2030’A DOĞRU: AVRUPA HIZLANMAK ZORUNDA
WindEurope’un 2026-2030 görünümü, Avrupa’nın önümüzdeki beş yılda ortalamada yıllık 30 GW yeni kurulum ihtiyacıyla karşı karşıya olduğuna işaret ediyor. 2030’a gelindiğinde Avrupa toplam rüzgâr kurulu gücünün 439 GW’a çıkması bekleniyor.
Toplamda 2026-2030 döneminde Avrupa’da 151 GW yeni rüzgâr kurulumu öngörülüyor. Rapor, AB tarafında ise 2030’da 343 GW seviyesine çıkılacağını, bunun da AB’nin 425 GW hedefinin altında kalacağını belirtiyor. Bu fark hem AB’de hem AB dışı Avrupa pazarlarında (Türkiye dahil) rüzgârın büyümesi için piyasa tasarımı, izin ve şebeke başlıklarının artık tamamlayıcı politika alanları değil, doğrudan kurulumun ön koşulu haline geldiğini gösteriyor.
Türkiye açısından mesaj daha da stratejik. 2025’teki 2,1 GW’lık kurulum, Türkiye’nin Avrupa ölçeğinde yatırım yapılabilirlik ve proje geliştirme kabiliyeti açısından güçlü bir yere geldiğini ortaya koyuyor. Ancak bu performansın sürdürülebilirliği, rüzgâr projelerinin sahada yapılabilir olmasını sağlayan izin süreleri ile sistemde taşınabilir olmasını sağlayan şebeke ve bağlantı kapasitesinin aynı hızda büyümesine bağlı kalacak.
2025 Statistics and the outlook for 2026-2030
EFX EnerjiFinans Haber Merkezi
Yorumlar
Kalan Karakter: